FİLATELİYE YANSIYAN DOĞA KORUMA ÇABALARI

Muzaffer Arda'nın Collection Dergisinde yayınlanmış makalesi

Ben Edirne'nin Süloğlu İlçesine bağlı Yaycılı Köyü'nde doğdum, altı yaşıma kadarda köyde kaldım ve bu süre zarfında köy hayatının tüm güzelliklerini yaşama imkânı buldum. O yıllarda (1968-1974) köyümüz, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlamaktaydı. Tarım henüz makineleşmemişti. Hatırladığım kadarıyla köyümüzde sadece bir adet traktör vardı, yani egzoz ve diğer atıklar ve en önemlisi henüz daha yabancı tohum bağımlı, hormonlu gıda üretmediği için tüm üretim organikti. Tarlayı atlarımıza bağladığımız pulluk ile sürüyor, arpa, yulaf ve buğdayı orak ile biçiyor, gündöndüleri ise zıvana denilen bıçak ile keserek topluyorduk. Bu doğal ben de keçilerle, kuzularla beraberindelerdi hoplayıp zıplama, ineklerimizin ürettiğimiz buzağılarla arkadaşlık etme, ineklerimizin. Buzdolabımız yoktu, buz ile ilk tanışıklığım kış bahçemizden aldığım donmuş su tabakasıyla olmuştu. Domates, salatalık, biber, yumurta, süt ve bal gibi ihtiyaçlar için hiç markete gitmedik, bahçemizde hepsi hazırdı. İhtiyaç gidip dalından koparıyorduk .Harman zamanı benim için tam bir eğlenceydi. Buğday sapları harman yerine yayılır ve düven dediğimiz altına keskin taş pazarları, burnu kalkık, geniş sörf tahtasını andıran tarım aleti ata koşulur ve lunaparkta sürekli tur atarak alttaki buğdayın başaklardan ayrılması sürdü. Harman ile çiftleşen köy için tam bir bayram zamanıdır. Umutla beklenen ürün toplanır ve satışı yapılarak ödemeler alınır. Bu sayede borçlar ödenir, düğünler sıraya konulurdu.1975 yılında ilkokula başlamak üzere İstanbul'a geldim. Okul hayatımı da çok severek yaşadım. Müzik dersinde “Billur ırmakları var, buzdan kaynakları var, ne hoş toprakları var, gezsen Anadolu'yu ”söylerken hep köyde yaşadığım güzellikler aklıma gelir ve gerçekten sözleri tıslayarak söylerdim. Sonra büyüdüm, büyüdükçe pek çok farklı çevre sorun da tanışmaya başladım. Bir ara herkesin dilinde delinen Ozon tabakası 'vardı. Daha sonra da çevre felaketleri ard arda haber olmaya başladı. Buzullar eriyor, kuraklık baş gösteriyor, hava ve çevre her geçen gün biraz daha kirleniyor, sıcaklık ortalamaları artıyor, yeşil alanlar yok oluyor ve pek çok canlı türünün nesli tükeniyordu. Bunları duydukça “Allahım çocuklarımıza nasıl bir dünya bırakıyoruz” diye tedirgin olmaya başladım. Yaşanan bu çevre sorununa Filatelist bakış açısıyla dikkat çekmek amacıyla böyle bir yazı hazırlama gereği hissettim. Doğal çevrenin temel amacı ile1972 yılında İsveç'in Stockholm kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı toplandı. Bu toplantıda çevre grupları ele alındı. Çevre kirliliğine karşı üye ülkeler ortak çözüm yolları aradılar. Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı'nda 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olması kararlaştırıldı. Her yıl Birleşmiş Milletlere üye kitap5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak değerlendirilir. Ülkemizde bu da 1978 yılında Türkiye Çevre Sorunları Vakfı, daha sonra Çevre Müsteşarlığı kuruldu. Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı 5-11 Haziran tarihleri ​​arasını Çevre Koruma Haftası olarak kabul etti. Haziran Dünya Çevre Günü olarak değerlendirilir. Ülkemizde bu dünyada 1978 yılında Türkiye Çevre Sorunları Vakfı, Daha sonra Çevre Müsteşarlığı kuruldu. Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı 5-11 Haziran tarihleri ​​arasını Çevre Koruma Haftası olarak kabul etti. Haziran Dünya Çevre Günü olarakdeğerlendirilir. Ülkemizde bu dünyada 1978 yılında Türkiye Çevre Sorunları Vakfı, Daha sonra Çevre Müsteşarlığı kuruldu. Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı 5-11 Haziran tarihleri ​​arasını Çevre Koruma Haftası olarak kabul etti.

Cumhuriyet dönemi pul koleksiyonumu elime alıp, en son `pul kataloğu eşleme “Acaba Türk Filatelisinde Çevre sorunlarına dikkat çekmek amaçlı hangi pullar temel alınmıştır” diye bir koruma yaptığımda çıkan sonuç aşağıdaki gibi olmuştur. 4 Ekim 1964 Hayvanları Günü, - 9 Şubat 1970 Avrupa Tabiatı Koruma Günü— 5 Haziran 1976 Avrupa Sulak Alanların korunması— 3 Aralık 1979 Avrupa Yaban Hayatını Koruma Yılı (Resim 1) - 4 Haziran 1980 Çevre Sağlığı— 1 Haziran 1983 Avrupa Konseyi Kıyıların Korunması— 28 Nisan 1986 Avrupa CEPT (Tabiatın Korunması ve Çevre Sağlığı) 5 Haziran 1990 Dünya Çevre Günü adıyla ilk basım pul serisidir . (Resim 2) Sonraki yıl D.Ç.G. serisi 23 Ekim'de tedavüle çıkarılan 'Yılanlar' temalı anma serisi olmuştur. 1992 Yılında yine 5Haziran'da “Kuşlar” temasıyla D.Ç.G pulu basılmıştır. 1993 Yılında D.Ç.G. adıyla pul çıkarılmamış ancak çevreye duyarlı olunması önemli ölçüde sayılac Mediac ayrı anma serisi basılmıştır.1. Pamukkale'nin Korunması -16 Haziran 19932. Akdeniz'in Kirliliğe karşı başka (Barselona Sözleşmesi) -12 Ekim 1993Bu gezisinden sonra düzenli olarak 5Haziran Dünya Çevre Günü konulu pul basımı yapılmış ve onun yıl belli sorunlara dikkat çekilmeye çalışılmıştır. İlk başlarda basılan D.Ç.G. konulu pullarda doğanın dengesi bozuk nedeniyle nesli tükenen kuş türlerine dikkat çekilmek istenmiştir. 1998 yılında “Baykuş” konulu anma bloğu (Resim 3) basılmıştır. Bu aynı zamanda ilk kez anma bloğu şeklinde basılan D.Ç.G. puludur. 1999-2001yıllarında nesli tükenmeye yüz tutan kuşların resimlerinin olduğu anma blokları temel alınmıştır.2002 işte gelindiğinde Anadolu Parsı, vaşak, karakulak gibi nesli tükenen yırtıcı hayvanlar ve 2003 yılında da geyik, ceylan gibi artık topraklarımızda çok nadir görebildiğimiz hayvanların yer değiştirir anma bloğu basılmıştır. 2004 yılında yırtıcı kuşlara yerken, 2005 yılında “balıklar” temalı anma bloğu ortaya çıkmıştır. Balık temalı bu blok, 1975 su kaynakları PTT'nin çıkarmış olduğu anma serideki balıkların canlılığını ve doğallığını yakalayan uzak kalmıştır. Nesli, kuşlara yerken, yeni nesil bu güzellikleri pullarda görüp, insanoğlunun doğadaki ne kadar güzel canlı türlerini yok ettiğinin de farkına varır. Örnek, bir tavus kuşu pulu bassanız onu sıradan haliyle değil, tüm renklerini sergilediği muhteşemlik ile fotoğraflamak daha güzel olmaz mı? Birleşmiş Milletler tarafından Dünyadaki çölleşmeye dikkat çekmek amacıyla 2006 yılı 'Uluslararası Çölleşme Yılı' olarak kabul edilmiş olup, 

çevre sorununa dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Bu pul çıktığında, sunum yaptığım okullarda öğrenci mutlaka gösterip, filatelistlerin doğaya ne kadar duyarlı ve koleksiyon yapıp sergileyerek bu seslerini farklı kitlelere aktarabileceklerini anlatmayaçalıştım.2007 PTT A.Ş.'mizin basmış olduğu "Çiftlik evi" konulu D.Ç.G.bloğu (Resim 5) beni adeta çocukluğumda yaşadığım köy hayatına geri götürmüştür. Koyunlar, keçiler, inekler, horoz ve tavuklar hepsi de çok güzel görünüyorlar. Bu da okullarda yaptığım sunumlarda da çocuklara severek gösterdiğim bir anma puludur.2008yılında dikkat çekilmiyor ' Küresel ısınma 'olarak seçilmiştir. Gerçekten de buzulların eridiği, doğanın d, ülkemizde de sulak arazilerin yok yüz yüz tuttuğu bir hakkında farklı bir konu hakkında Keliş.2009,2010 “Uluslararası Biyo Çeşitlilik Yılı” yaz basılan çiçek temalı anma bloklarından sonra 2011 yılında yeniden nesli tükenen kuş türlerine geri dönüşmüştür. Ancak 2011 yılında basılan anma bloğunda yuvarlak açılan dantel (Resim 6) ile bir ilke imza atılmıştır. Yani blok parçalandığında kuşların bulunduğu yerde daire şeklindegörünmektedir.2012 yılında ilginç bir tema işlenmiştir; (Resim 7) Binlerce yıl önce nesli tükenen dinozorların D.Ç.G. ' dekontu deneyimleri çok manalı bulmacamda tematik ve güzel bir blok kazanmış olmak hoşuma gitti. Bu blok ile birlikte içinde dinozor kartpostalları ve üç boyutlu dinozor pulunun bulunan bir çıkarılması farklı güzellik var.

2013 yılında D.Ç.G. konusu olarak 'Çevre Kirliliği 'çevrim. Ancak basılan blok o kadar karışık akışkan iç pek çok konuya dikkat çekmek isterken doğan karmaşa, asıl hedeflenen mesajın verilmesine engel olmuştur. Aslında derleme anlatım yapacağım okullarda bu bloğu gösterip çocukların gözüyle nelerin anlaşılıp nelerin anlaşılmadığını görebilirim. (Resim 8) 2014 Yılında 'Arılar' ve 2015 yılında da 'Mantarlar' konu olarak seçilmiştir. Bu pullarda konu seçimi tematik bakış açısıyla güzel olsa konunun bloklara yansıtılması aynı güzellikte olmamıştır. Söz konusu 3 yılın D.Ç.G. bloklarının tasarımlarını 7 Ekim 2015tarihinde çıkarılan 'Hayat için Su konulu anma bloğunun tasarımıyla karşılaştırdığımda, “keşke bunu D.Ç.G.olarak basmış olsalardı” demekten kendimi alamıyorum. Bu pulda diğerlerindeki kargaşanın yerini güzel bir bilim almış, mesajda çok daha etkili verilmiş. (Resim 9) 2016 Yılında konu Ozon tabakası, 2017 yılında ise 'Geri dönüşüm' konusu değil olup, çıkarılan pul bana göregerçekten güzel görün. % 50 geri dönüşümlü kağıttan dönüşüm mesajı daha da kuvvetlendirirken, pula da ayrı bir mana katılmıştır. (Enerji Resim 10) İçinde buluşumuz 2018 yılında ise daha farklı bir konu ele “Yenilenebilir” temalı anma bloğu basılmıştır. Ülkemizde olduğu gibi tüm dünya ülkeleri türleri da Dünya Çevre Günü konusunda pullar basılmakta ve konu hakkında filateii yoluyla tüm dünyaya görsel mesajlar gönderilmektedir. Diğer değerli tematik sınıfta koleksiyon yapmak isteyenler için de değerli materyaller üretebilmekte. Bu sebeple bu pulların üzerinde zorlama kolajlardan ziyade, daha net mesaj tercih etmek daha iyi olacaktır. Biz tematik filateli ile ilgilenenler “bu yıl doğa sorununa dikkat çekilecek” diye ona yıl 5Haziranda çıkarılan Dünya Çevre Günü emisyonunu iple çekiyoruz. PTT'ye de bu sese duyarlılığı devam ettirdiği için teşekkür ederim.